Yüz yıkama fırçaları... Gerçekten gerekli mi?



Elektronik yüz yıkama fırçaları cilt temizliğinde uzun zamandır yeni trend. Peki ya gerçekten gerekli mi benim tecrübelerimi paylaşma vakti geldi.
Öğrencilik nedeniyle size marketlerin en pahalı ve en kaliteli diye sattıkları ürünlerin yorumunu yapamam, ama almanyada 20 ile 30 euro arasında satılan Beurer markalı yüz yıkama fırçam sayesinde ve bu konu hakkındaki geçmiş bilgilerim ile size iyi kötü bir fikir edinmenize yardımcı olabilirim. 



Öncelikle benim elimdeki beurer yüz fırçası ile ilgili düşüncelerim neler?
Bana kalırsa illa ki herkesin evinde olması gereken, olmazsa olmaz bir ürün değil. En basit örnek ile size elektrikli diş fırçası olmadan da dişlerimize bakabiliyorsak, bu yüz fırçası olmadan da güzel cilde sahip olabiliriz demek istiyorum. Watsons veya Gratislerde sıradan yüz fırçası satın alabilirsiniz. Peki ya illa kıyaslamam gerekirse o zaman buyrun
1-      Elektrikli yüz fırçalarının çoğu size 1 dakikadan fazla yüzünüzü fırçaladığınızda uyarı verir ve otomatik olarak kapanır, hatta bazısı size artık yüzünüzü temizlemeniz gereken yeri değiştirmeniz gerektiğini bile hatırlatır sürekli olarak aynı bölgeyi temizlememiş olursunuz. (benim beurer fırçam sadece 1 dakika sonra kapanıyor yer değiştirmem gerektiğine dair bir uyarıda bulunduğunu söyleyemem). Çoğumuz yüzümüzü 1 dakikadan fazla fırçalamamamız gerektiğini bilmiyordu eminim, ben de eskiden yüz fırçamla uzun dakikalar boyunca yüzümü fırçalar sonra cildim kızarıp tahriş olup yeni kusurlar çıkınca anlam veremezdim. Ama artık hepimiz bunu öğrendiğimize göre bizi 1 dakika spnra uyarması için illa ki elektronik bir yüz fırçası almak zorunda değiliz.
2-      Elektronik yüz fırçalarının uçları çok çok yumşak. Benim gratislerde watsonslarda rastlaştığım el fırçaları ya sert plastik fırçalar gibiydi ya da böyle silikonumsu fırçalardı, ki sertler fazla sert silikonlular da pek arındırma hissi yaratmazdı. Bu yüzden elektronik fırçalarının uçlarını daha cilde uygun buldum. Yani cildinize uygun güzelbir fırça bulabilirmisiniz, nereden bulabilirsiniz onu bilemiyorum şimdi tabi.
3-      Elektronik yüz fırçaları o titreşimli hareketleri sayesinde gerçekten daha iyi temizliyor. Biz elimizler daha kaba kalan hareketler yaparken elektronik fırçalar daha ince ve hızlı hareket edebiliyor ve haliyle manuel el fırçalarından 4 kat fazla temizleyebiliyor (ben demiyorum araştırmalar öyle diyor).
4-      Peeling etkisi var, soyucu etkisi var bu iyi bir şey ama sırf peeling yapsın diye de alınması şart değil.
5-      Çoğu elektronik yüz fırçasının hız ayarı var,ona dikkat edin benimkini 2 ayarı var ve daha hızlı ayar (aslında hassas olmayan) cildimi bir süre sonra böyle değişik bir acı vermeye başlıyor. Neyse ki 1 dakika diyip dayanıyorum artık ben de.
6-       Elektronik yüz fırçalarının uçlarını belirli zaman aralıklarında değiştirmeniz lazım, eh haliyle o da masraf makineye 30 euro veriyorsanız fırçasına da 3 ayda bir yenisi için 15 euro vermeniz gerekir. Oysa uygun fiyatlı manuel fırçaları al kullan at için yanmaz. Ama yine elektronik diş fırçasını hatırlatıyorum size.
7-      Akneli cilt her ikisini kullanmamalı çünkü akneler yayılabilir, cilt tahriş olabilir ve tahriş olunca yeni sivilceler çıkabilir. Sizlere önerim doğrudan cildiyeye gidin başka yerde çare aramayın ben anca öyle kurtuldum.
8-      Yani ikisi de var olan siyah noktalarıma cilt kusurlarıma harika bir etki etmemişti. Yine varlardı yine varlardı, elektronik olanı makyajımı temizledikten sonra iyice artıklarını temizlemek için kullanıyorum sadece. Öyle kusursuz bir cilt ikisi de sağlayamıyor bence.



Neden yüz fırçası kullanmalıyız?

Yüz fırçaları cildi nazik bir şekilde soyar ve böylece siyah noktalarının oluşmasını engeller, ölü derilerin ve kirin daha rahat bir şekilde atılmasını sağlar. Bu sayede cilt kusurlarından kurtulabilir, bir daha oluşmasını önleyebiliriz. Peki ya elektrikli yüz fırçası şart mı? Yoksa bakım ürünlerinin satıldığı mağazalardan alınan manuel yüz temizleme fırçaları da iş görür mü?











Aslında aklıma geldikçe daha yazacaktım ama, en azından benim Beurer face brush’ımla edindiğim tecrübelere göre, size illa alınması gereken bir ürün olduğunu söylemiyorum. Yazın zaten bilerek az kullanıyorum çünkü cildi soydukca savunmasız bırakıyormuş da güneşe çıkınca leke kalacakmış gibi geliyor bana. Ben bu fırçayı gerçekten fazla makyaj yapıp temizliği içime sinsin diye kullanıyorum ya da haftada 1 – 2 kere peeling etkisi için, işte yüzümdeki kan dolaşımını hızlandırsın geç kırışayım masaj olsun diye (bu tamamen kendi uydurmam gerçekten öyel etkisi varmıdır bilmiyorum da) kullanıyorum.   
Bu arada tabi ki bu yazdıklarım sadece benim düşüncelerim, ablam o kadar memnun ki bu fırçadan, yani onun cildi yağlı ve çok daha güzel temizlediğini, cildine iyi geldiğini söylüyor. Ama o olmasa da olur mu ablam için bilemiyorum.




Yazıyı bitirmeden beurer'in yüz fırçası iki pil ve bir başlık ile işi görüyor.

Sizin var mı bu konu hakkında fikriniz? Sizin de tecrübelerinizi dinlemek beni mutlu eder yorumlara yazabilirsiniz J

Bu arada her şeye rağmen yinede bir fırçam da olsun diyorsanız alırken dikkat etmeniz gerkenler yazısı yakında burada olacak
yüz yıkama fırçası kullanımı da burada olur inşallah :D


Kısa Günün Yazısı: Üzgün Suratlı Çanta

Kısa günün yarısı, malum 21 Aralık en kısa gece ya, sıkılmayın bu gece de okuyacak bir şeyiniz olsun diye bu yazımı da bugüne sakladım :)


Sizi yeni çantam ile tanıştırayım ta uzak yollardan bana ait olmak, neşeli günlerime renkli karakterimden bir parça daha katıp tarzımı farklılaştırmak için gelmiş. Kalpli gözlü üzgün suratlı çantama Merhaba diyin.


Bu çantayı Aliexpressteki bu satıcıdan aldım. 9 $ yani ortalama 30 Tl ye geldi işte. Satıcımız gayet ilgili, çantamın gelmesi de ortalama bir ay sürdü, sıkıntı yaşamadım. Paketi de zaten gördüğünüz gibi iyice sarılı bir şekilde geliyor.





Şimdi boyutuna gelecek olursak, öyle ufacık olup da içine dünyayı sığdıran çantalardan değil ne yazık ki, kalın spiralli defter kalemlik, cüzdan telefon anca sığıyor sıkış tıkış ( Telefonumun vecüzdanımın büyük olduğunu belirtmek istiyorum). Derisi de en kalitelisi değil ama ben bu çantayı ortalama 1 ay kadar bir süre (görmemiş yeni çanta almış gibi) kullandım ve bir gün hiç bir şey yokken sapı koptu. Hani bu çantaların saplarının ucunu diiyorlar ya, işte orası ama ben de geri diltim şimdi mutlu bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz.  



Bana sorarsanız eğer, kimsede olmayan bir çantam olsun, bu tarz tatlı farklı çantalar Türkiye'de haddinden fazla pahalı oluyor diyorsanız bu tarz çok sevimli çantalar var gerçekten Aliexpress'te. Benim bu çantam da çok sevimli bence :)



Bu da son fotoğraf olsun bari:




Oh my Gosh! Gosh İlluminating CC krem



Siz makyajınızı nasıl alırsınız? Biz hayvanlar üzerinde test yapmayanından almaya karar verdik bu sefer. Aslında oturup biraz araştırınca bizim hayvan deneyi diyip geçtiğimiz o olgunun aslında o hayvanlar için ne tür eziyetlere neden olduğunu aklımıza bile getirmiyoruz. Belki de daha duyarlı olmalı... Ttürkiyede hayvanlar üzerinde deney yapmayan kozmetik markaları bulmak eskisi kadar zor değil artık, neredeyse her Gratis mağazasında bulabileceğimiz Gosh markası da bunlardan biri.



Geçen kış ten rengimin açılmasıyla , yazdan kalma fondötenimin bana artık biraz koyu gelmeye başladı ve cildime daha hafif bir kapatıcı arayışımda Gosh’un illuminating foundashion CC kremi ile karşılaştım. Cildim yaz’ın yağlı kışın ise kuru olduğundan biraz nemlendiren, dışarıya çıkarken cildime canlılık veren ama gereksiz bir ağırlık hissettirmeyecek bir ürün arıyordum ki, Gosh’un bu CC kremi tam da bu isteklerime cevap verdi. Kapatıcılığı orta düzeyde diyebilirim, zaten ben kapatıcılıktan ziyade cilt tonumu eşitlesin istediğimden çok yoğun bir kapatıcılık arayışında değildim. Ayrıca ciltte yapış yapış olmaması, sürülünce ağırlık yapmamasını beğendim.



 Spf 10 olması bence anlamsız her ne kadar yaz kış güneş kremi kullanmaya başlamış olsam da, özellikle yaz mevsiminde güneş kremi sürmeden sadece Gosh’un bu CC kremini sürüp çıkayım demek imkansız.
Bir diğer eleştirdiğim nokta ise şu; CC kremler yağlı ciltlerin bir nevi BB kremi. Kuru ciltlere BB krem önerilirken yağlı ciltlere CC krem öneriliyor. Lakin Gosh’un bu CC kremi gerçekten yoğun bir ışıltı, bir aydınlık veriyor desem yalan olmaz. Ve yazın yağlı cildime, hafif diye bu CC kremi sürdüğümde adeta parlak bir ay parçası gibi etrafta dolanıyordum. Sürekli pudrayla matlaştırmaya, o parlaklığı gidermeye çalıştım.

Kısaca özetlemek gerekirse, Gosh İlluminating CC krem kışın severek kullandığım, yazın ise hiç hoşlanmadığım bir ürün oldu. Yağlı ciltlerin daha parlak gözükmesine neden olurken kuru ciltlere güzel bir aydınlık, canlılık verebilir. Tabii ki bunlar kendi deneyimlerim , herkesin cilt yapısı, zevki, tercihi farklıdır. Yinede umarım bu yazım biraz da olsa bilgilendirici olmuştur sizin için.




Sizin yorumlarınız nedir? Tavsiye ettiğiniz , hayvanlar üzerinde deney yapmayan bir CC krem var mı?

Benim Son Baharım, benim Aksesuarlarım


En sevdiğim mevsim, en sevdiğim renkler, en sevdiğim aksesuarlar.

Bu son baharda üzerime yapışan aksesuarlardan bahsetmek istiyorum.Konumuz malum: Son Bahar. şimdi bu son baharın çok tuhaf bir özelliği var, eminimki hepimiz bu özelliğinin farkındayız, kimi kızlar Alaska botları giyor iken, benim gibi bazı çılgınlar hala babet giymeye diretiyor. Peki ya neden babet giymek için uğraşıyoruz?

Cevabı Sandalet. Evet, yaz boyunca sandaletin rahatlığına, tiril tiril ayak özgürlüğüne alıştıran bu harika roma icadı sandaletler ( belki de uyduruyorum belki de romalılar icat etmemiştir bana inanmayın) benim babet giymeme engel oluyor. Ayrıca babetler saat 8 ile 15 arasında giyilebilir son bahar, 15 den sonra bot giyilsin kuralı var bilmiyormusunuz ( Yine uydurduğum bir kural, olsun bence bu son baharda bizim ne giymeliyiz şokumuza engel olacaktır).  Ben bu babetleri seviyorum, leopar desenlerini de seviorum sanırım fark ettiniz.

Gelelim kemere, bol kıyafetinizi ince bir kemer ile tamamladığınızda o kıyafet bambaşka bir hale bürünüyor. ya da uzun gömleğiniz var ise, hatta sevgilinizin uzun gömleği ar  var ise onunla falan da kombinleyin.  Bu son bahar, bu kemer üzerime yapıştı. Kemerimi takmadığımı görenler kör oldu.

Saatim. Saatimi Ali expressten almıştım. İnstagram butiklerin bu tür saatleri 25 30 TL artı Kargo ücreti ile sattığına kanmayın, 2$ 3$ bir şey, evet Dolar şu an yüksek ben aldığımda 1 $ 2 Tl idi. Doların düşmesi için dua etmemiz gereken bir neden daha. Aliexpress!

Gözlük, yine, yeni, yeniden leopar. Gözümde değilse kafamda, kafamda değilse gözümde. Sahip olduğum diğer iki gözlüğüm garip bir şekilde kırıldıktan sonra ( Sanırım biri bana komplo kurdu)  gittim "lan ne verecem gözlüğe para, seneye atanınca kendi maaşımla alırım." dedim, ve gittim son bahar olduğu için ucuzlayan dandik gözlüklerden aldım. inşallh gelecek eylüle kadar ( Atanacağım ya eylülde) gözlerim bozulmaz, kendime hemen (atanınca) yeni gözlük alacağım.


Peki ya kaç para bu zımbırtılar?
Babetler 10€  C&A dan almıştım
Kemer Satın aldığım bir ürünün yanındaydı, yani yine de ürünü de göz önünde bulundurursam bu kemere sen de 5 Tl ben diyim 10 TL
Saat 3$ - Aliexpress ( Evet, çin malı)
Gözlük 10 TL ( Kesin bu kadar ucuz olduğuna göre o da çin malıdır)

Not 1: Sanırım artık benim çok fakir, ya da çok pinti olduğumu düşünüyorsunuzdur. Hayır değilim, yani sadece bu yıl çok para harcamamaya, her şeyi seneye atanınca almaya karar verdim. Dua edin bana :)

Not 2: Hayır bunların hepsini aynı anda takmıyorum, o saatin, gözlüğün ve babetin leopar desenlerinin farklı olduğunu ve birlikte çok saçma duracağının farkındayım.

Wooderful Life Kedicikli Müzik Kutusu


Anne kedi, Baba kedi ve üç yavrusu.
Sanırım bu müzik kutusu hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri, tam benim gibi bir kedi insanı için tasarlanmış!

Bugün günüm işte bu güzel hediye ile başladı. Wooderful Life eski tarz müzik kutularını günümüze uyarlamayı konsepti haline getirmiş ve müşterilerine bir çok güzel alternatifi olan müzik kutuları tasarlamış. Kanada ahşabı kullanılan bu eski usül müzik kutuları el ile yapılıyor yani büyük bir emek var arkasında. Sevgilim DnR dan almış ve böyle bir kutu içerisinde geldi



 Üstten Bakılınca üç tane kedicik, biri anne biri baba üç yavruları var. kedi yavrularından ikisi sepette, biri de haylaz herhalde dışarda top oynuyor .





Çok şık detayları olan, harika bir ahşap kokusuna sahip bu müzik kutusu beni benden aldı. Babam Marangoz olduğundan zaten çok ilgim var ahşaba, ahşap sanatlarına. Kedilere olan sevgimi ise herkes bildiğine göre gerçekten bu müzik kutusu özel benim için hazırlanmış sanırım :)




Müzik kutusu home,sweet home melodisini çalıyor, size nasıl bir şey olduğunu görmeniz için aslında bir video çekmiştim ama kameram eski olduğundan biraz kalitesiz olmuş. Yinede en azından melodinin nasıl bir şey olduğunu falan anlarsınız :)






Beni o kadar mutlu eden bir hediye oldu ki, bir kez daha evet o doğru kişi dedim...



Sizce de çok tatlı değil mi :) ?

Missha Black Ghassoul Maske ( Siyah Maske)


Missha Black Ghassoul Maske hakkındaki düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Daha önce bu sayfada  Missha'dan aldığım bir kaç üründen bahsetmiştim ve artık neredeyse üç ay geçtiğine göre yorumlamalarımı yapabilirim.

Bu ürünün vaad ettiklerini de yazmadan geçmiyim:
- Sebumu yok eder
- Gözenekleri sıkılaştırırmış ve bunu mineraller ile yaparmış
-Siyah noktaları temizlermiş


Öncelikle belirtmek istiyorum ki daha önce de çeşitli markalardın Siyah Peel Off maskelerini kullanmıştım. Zaten bu tür maskelerin kullanımı bana daha pratik geldiğinden daha çok tercih ediyorum. Ama Missha'nın yeri gerçekten ap ayrı benim için. Tabii ki hiç bir ürün bir anda bize bebek poposu cildine ulaştıramaz ama en azından bu ürünün siyah noktalarını güzel temizlediğini söyleyebilirim. 

Ürünün çok tuhaf bir kıvamı var, hemen yayılmıyor sürmesi biraz zor bu yüzden ince bir tabaka halinde sürmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bu ürünü temizlenmiş bir cilde sürüp yarım saat bekledikten sonra ( Ya da iyice kurumasını beklediklten sonra) yavaş yavaş soyabilirsiniz, eğer soyarken parçalanmıyorsa, yani tek bir tabaka halinde çıkıyorsa en iyi etkiyi gösteriyor demektir. 

Bu maskeyi burun, alın, çene ve siyah siyah noktalarınızın olduğu her yere uygulayabilirsiniz ben bazen abartıp tüm yüzüme sürdüğüm de oldu , ama daha sonra maskeyi soymak bir işkenceye dönüyor ( hele bir de yanlışlıkla saçınıza bulaştırmışsanız) .

Maskenin fiyatı 27 ve 32 lira arasında değişiyor, ama 6 aylık bir raf ömrü var o yüzden benim gibi ufak boyunu satın almanızı tavsiye ederim.




Şimdi gelelim sevmediğim yanlarına, bu ürünün ömrü 6 ay olmasına rağmen bizim türkiyenin yaz sıcağında bi bozuldu bi değişti. Yazın eskisi gibi sürülemedi, dağılmadı, kurumadı bir tuhaf oldu. Yani sıcaklıktan bu kadar çok etkileneceğini bilseydik dolapta falan saklardık. Sonuçta boşa verilen bir para olmuş oldu.

Böyle havalı bir ismi falan var ama içindeki Fastan gelen sertifikalı(?) Ghassoul tozu ile Kore kömürü karışımı bir şeymiş. Kömür mü sürüyoruz yani?

Bu ürünü aldığımda aslında çok da dikkat etmiyordum ama artık içerik konusuna da daha dikkatli yaklaşacağım :)

Sonuç olarak Missha Black Ghassoul Maskenin aslında vaad edilenleri yerine getirdiğini düşünüyorum. Gerçekten de siyah noktalara güzel bir çözüm oluyor hatta siyah noktayla beraber ciltte ne var ne yoksa alıp götürüyor adeta :)

Ders çalışmalı, ama nasıl?

Bu yıl yaz tatili uzadıkça uzadı ve neredeyse okulun açılması kış'ı bulacaktı biraz daha zorlasaydık! Bu kadar uzun bir yaz tatilinin ardından tekrardan okula, derslere adapte olmak gerçekten zor olmalı tüm öğrencilere. Hazır kendim de kpss'ye hazırlanıyor ve derse/okula adaptasyon sorunları yaşıyor iken size bu ilk baştaki adapte olamama sürecini daha kolay atlatacak bir kaç önerim var. Kısacası bu yazı Nasıl ders çalışılır, nasıl ders çalışmaya başlanılır, ders çalışma tüyoları yani sıfır'dan bir anda ders çalışmaya karar verenler için bir rehber niteliğinde!



Kendinizi Psikolojik olarak ders çalışmaya ayarlaryın
Yani nasıl mı? Ben iki haftadır her gün ders çalışmaya başlayacağım günü hayal ediyordum. Kendime tatlı tatlı defterler, ve kalemler aldım ( her sene Bime gelen ucuz ve kaliteli olanlardan :) ) Ve artık ders çalışmayı düşünmekten o kadar sıkılmıştım ki, yeter be oturup çalışacağım dedim ve oturdum.









Programınızı yapın
Evet bu beşyüzmilyon defa söylendi, ama belki de ders çalışma sürecinin verimli olmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri bu programdır. ilk günlerinizi daha az hafif , daha kısa süreli ders çalışma vakitleri yazın, haftalık ve aylık programlar yapın ne kadar sürede neler bitmiş olacak hangi başlıklar ne kadar sürer onları planlayın, sıkı sıkı uymasanız da en azından sizin bir haritanız olur . Size A4 formatına uyacak bir haftalık bir tane de aylık pogram hazırladım dilerseniz çıktısını alıp kendi programınızı da oluşturabilirsiniz :)





Ortamınızı Ayarlayın
Şimdi düzenli olun falan demeyeceğim. Benim masam o kadar dağınık ki ama dağınık masada kendimi daha çok çalışıyor hissettiğimden daha rahat çalışıyorum. Yinede benim gibi darmadağın bir insan değilseniz dikkatiniz de masanız gibi çabuk dağılabilir,  düzenli ferah ferah çalışanlardansanız e o zaman ne duruyorsunuz toplayın duzenleyin çalışın! Bu arada o telefonun da ders çalışma alanında işi yok!

Kendinizi motive edecek şeyler bulun, ödüller koyunMesela tatlı kalemler, defterler beni çok motive ediyor. Ya da şimdi şu kadar konuyu bitirirsem... bu akşam fazladan çalışırsam... bugün bu programa uyarsam şunu yapıcam bunu yapıcam falan. Kendinizi kandırın işte. Hatta yapabiliyrosanız kendi ödüllerinizi görsel bir şekilde gözünüzün önünde tutun.

Yapıcam değil , yapı-YORUM
Bu ne demek, bugünün işini yarına bırakma demek. Sürekli çalışıcam çalışıcam deme. Bugün ders çalışıyorum de. Beynininize sürekli olarak gelecek zaman ekini yerleştirdiğinizde onun da kalkıp ders çalışmaya hazır hale gelmesini bekleyemezsiniz ki. Değişik işte, beyin bu yani çözebilselerdi bilim adamları çözerdi biz de bilmiyoruz neden böyle.

Bir yerden başlayın
Demesi kolay uygulaması zor. Bazen her şey o kadar birikir ki sanki dağlar ovalar göller denizler kadar çalışmanız gereken yerler vardır gibi. Ama çok fazla çalışılacak yer var diye başlamamak, başlayamamak da sizi ileriye götürmüyor ki canlar. Bir yerden başlayın. Yapacak bir şey yok. Adım adım ilerlersiniz bir şekilde.




Çalışmasanız da çalışma masanızda zaman geçirin
Oluyor ya bazen insan bir türlü çalışamıyor 5 dakikadan fazlas bile odaklanamadığımız oluyor. O zaman hemen kalkıp gitmeyin işte. Kendinizi orada oturmaya alıştırın. 3 - 5 bir şey karalayın. Boş boş ileriki sayfaları karıştırın, kare defterlerdeki kutuların etrafını çizin falan. Ama alışın oraya oturmaya zamanla ders çalışma süreniz de artar.


Hedef belirleyin
Bu her zaman mümkün değil, bu taktiğin en çok işe yaradığı zaman Lise son sınıf.Daha öncesinde ne kadar şunu olucam bunu olucam hedefi belirlersek belirleyelim çok uzun vadeli hedefler olduğundan pek de ciddiye alamıyoruz. Öğrenci piskolojisi işte. Ama eğer aklınıza kısa vadeli hedefler geliyorsa belirleyin gitsin.



Benim bu hafta Kpss'ye çalışmaya çalışma sürecinde edindiğim tecrübeler doğrultusunda size nasıl ders çalışmaya başlanacağına, nasıl ders çalışıldığına dair böyle ufaktefek bir yazı yazmak istedim. Çok ayrıntıya da inmek istemedim çünkü zaten internetten birbirini tekrarlayan yeterince "Nasıl ders çalışılır" " Verimli ders çalışma yöntemleri" tarzı yazılar var .

Umarım biraz da olsa faydalı bir yazı olmuştur sizin için.