Webtoon nedir?


Webtoon nedir?
Çizgi romanlar türkiyede henüz fazla yaygın değiller.Haliyle Mangalar bile pek bilinmiyorken WEBTOON denen online çizgi romanlar da pek bilinmiyor. Webtoonlar özellikle Kore gibi asya ülkelerinde çok yaygın ve itiraf etmem gerekirse ben de "W" adlı bir kore dizisini izledikten sonra Webtoonlara merak saldım.

Webtoonların Manga veya çizgi romanlardan farkı telefondan, tabletten pcden okunabiliyor olması. Kağıt ve mürekkep sıkıntısı olmadığından çoğu webtoon ücretsiz ve Mangaların aksine renkli ( Renkli okumayı daha çok seviyorum çocukluğumdan beri ) Ayrıca Webtoon çizerleri isterlerse arka fona okuduğunuz bölüme uygun fon müziği ekliyor. Tüm bu özellikler birleşince bir de webtoonu çizen kişinin duyguları yansıtacak çizimler ve hikayeler ürettiğini görürsekWebtoonlar tadından yenmiyor.

Ben telefonuma "Line Webtoon" u indirdim. Birbirinden yetenekli karikatürist(mi desem ressam mı desem)in Eserlerini yayınlıyorlar. Haliyle Resim ve Karikatür ile ilgilenenler için farklı kişilerin farklı çizim tekniklerini görmek çizim ve karikatür cennetine düşmek anlamına geliyor. Webtoonları okudukca içimde bir çizme isteği uyanıyor desem yeri.

Benim okudğun Webtoonlar ingilizce, Ama Line Webtoon Uygulaması hayranlar tarafından ingilizceden Türkçeye çevrilmiş Webtoonlar sunuyor. Yani korkmayın Webtoon hazzını yaşamak için illa ki ingizce bilmenize gerek yok.

Not: Ben telefonumda uygulamasını kullanıyorum ama internet sayfası da varmış. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bu Yazımda size kısaca Webtoon'un ne olduğundan bahsettim. Umarım Webtoon Nedir hakkında bir sorununuz kalmamıştır. Webtoon hakkında görüşlerinizi ve sorularınızı yoruma bırakabilirsinz.

Missha Makyaj Temizleme Yağı


Yazdan kalma bir yazı vardı belki hatırlarsınız,Missha'dan bir kaç ürün almıştım. Üstünden aylar geçti hala kullanıyorum ve sanırım artık yorumlama vakti geldi. O kadar zaman geçti ki bu resimleri de Eylül'de çekmiştim üstünden bir yıl geçti hatta üstüne kaç makyaj temizleyicisi bitti, çok uzun zaman geçtiğine göre Missha yüz yıkama yağı hakkında yeterince fikir sahibi olduğumu düşünüyorum.

Nasıl kullanılır?
Yağdan birkaç damla alıyorsunuz ve temizlenecek bölgeye masaj yaparcasına dairesel hareketlerle uyguluyorsunuz.





Uyguladıktan sonra yukarıdaki resimdeki gibi yüzünüzde o an bulunan makyaj malzemeleri birbirine karışacak ve bu iğrenç görüntü ortaya çıkacak. Her yeri makyaj temizleme yağı ile ovaladığınızdan emin olduktan sonra suyla yıkıyorsunuz, zaten köpükümsü bir kıvam alıyor bu yağ su ile temas edince.



Ben bileğimi yıkadım, çok ovalamadım ama siz de sonucu görün diye. Su waterproof rimel dışında her şeyi çıkardı. Gerçekten o konuda vaat ettiklerini yerine getiriyor.


Sevmediğim Yanları?
Missha Makyaj Temizleme Yağı göz ile temas ettiği an kör kalıyorsunuz! Haha tabii ki şaka, ama gözünüzü öyle yakıyor ki, bir süre gerçekten bulanık görebiliyorsunuz o yüzden bu ürünü kullandığınız sırada gözünüze kaçırmamaya dikkat edin.

Hayatımla ne yapacağım?

Mezun olalı iki ay geçti. Diplomayı (geçici mezuniyet belgesini) elime aldığım an sırtıma kocaman bir yük bindi. Hayat gerçekleri suratıma suratıma çarptı. Sorumluluklar ve toplum beklentileri ayağıma zincir vurdu ve bir anda uçma hayallerim suya düştü. Oysa öğrenciylen mezun olduğum an kanatlanıp güzel yönlere doğru uçacağımı sanıyordum. Ne kadar da toz pembe hayaller kurmuşum meğer.

Mezun oldum, üstüne darbe girişimi oldu ülke karıştı. Bununla birlikte çoktan girip kurtulmam gereken Kpss Öabt 1 ay ertelendi. Zaten çalışmaktan bıkmışım... Milli Eğitim Bakanı değişti artık 4 yıl sözleşmeli öğretmen olarak işe başlamamız gerektiği söylendi. 4 yıl sözleşmeli öğretmenlik ardından kadro. Kadroyu aldıktan sonra iki yıl daha atandığım yerde çakılı kalmam gerekiyor yani atandığım yerde 6 yıl kalma şartı geldi. Hemen evlenip çoluk çocuğa karışsam çocuğum babasını tanımayacak yani :) Tabi buralar işin moral bozucu yanı. Ülkemiz iyi olsun da bunlara hadi neyse dedim.

Kafamı karıştıran asıl mesele zaten "Hayatımla ne yapmam gerektiğini bilemiyor" oluşum. Sanırım ingilizce öğretimi beni mesleki olarak doyuma götürmeyecek. Yani tabi ki seviyorum mesleğimi ama nedense bir şey eksik gibi geliyor. Bir de geçen sene mezun olup atanan idealist arkadaşlarımın bir yıl içinde yıldızlarının sönüp karamsarlık abidelerine dönüştüklerini görünce...

Yüksek lisans başvurularında bulundum. Hatta dün Anadolu Üniversitesinde "Otizmde Uygulamalı Davranış Analizi" alanında yüksek lisans programına kayıt oldum. Aslında gönlümden geçen daha çok eğitim piskolojisi, gelişim piskolojisi, pdr ve ya sosyoloji gibi alanlar. Çocuk gelişimi ve piskoloji alanında daha önce çeviriler yapmıştık ve ilgimi gerçekten çektiğini düşünüyorum. Ama Özel Eğitim ve Otizm de ilgi alanıma giriyor. Sadece alan dışı olduğum için akademik olarak ilerleyebilme durumum ne olur acaba o tür endişeler de yaşamıyor değilim...

Her gece kafamda bu düşünceler ile boğuşurken sonradiyorum ki Allah... Allah eninde sonunda hakkımızda hayırlısını bizlere nasip edecektir.

İyi geceler sevgili okur

Güzel Günlere, Gerçek Mutlulıklara




Uzun zamandır para biriktiriyorum. Gelecekte yaşayabileceğim küçük mutluluklar için. Öyle çılgınlar gibi kendimden kısarak değil de, sadece bazı şeylerin farkına vararak elime geçen ufak tefek bozuk paraları bir kenara atarak biriktirdiğim minik bir kumbaram var. Kumbara dediğim eski bir turşu kavanozu olsa da her içine para attığımda daha bir mutlu oldum daha bir heyecanlandım.

Okula giderken dahi çayımı termos bardağıma koydum da gittim ufak tefek artan bozuk paralarımı biriktirebilmek için. Ve bunu yaptığım süreçte bir çok şeyin farkına vardım aslında.Mesela nasıl da müsrif olabildiğimizi anladım. Nasıl da beynimize sürekli bir şey satın almamız gerektiğine dair mesajların empoze edildiği, biz bir şeyleri satın aldıkça kendimizi mutlu sandığımız ama daha sonrasında daha da büyük bir açlığa düştüğümüzü fark ettim.

 Özellikle biz kadınlar. Kozmetiğe onca para döküyor olmamıza, dünyada maddi durumu olmayan, okuyamayan, ilaç alamayan, ekmek alamayan onca insan yaşıyorken, biz kadınların elimizde bir kaç rimel olsa da gözü kapalı başka bir rimeli, onuncu ruju, üçüncü fondöteni alıyor oluşumuza kızdım.

Ve daha da kötüsü bunu sadece kendi parasını kazanan, ekonomik özgürlüğü olan kadınlar değil, benim gibi ailesinden para alan üniversite öğrencileri, bursla geçinen öğrencilerin,  annesi babası askeri ücretle fabrikada çalışan orta okul, lise öğrencilerinin de yapıyor oluşuna kızdım. Yani en başta tabi ki kendime de kızdım.

Genç kızların, liselilerin, hatta neredeyse ilk okula giden kızların, yani bizden sonraki nesilin de bizden daha kötü bir tüketim bağımlılığına, kozmetik bağımlılığına düşeceğinden korkuyorum. Bizim gençliğimizde sadece televizyon vardı etkilenebileceğimiz. Şimdi instagram ve "instablogger"lar çok fazla etkiliyor çocukları ve bu yüzden instablogger!lığı da bıraktım. Evet instagramda kozmetik paylaşımı yapan arkadaşların da niyeti kötü değil onlar da sadece fikirlerini paylaşmak bizleri bilgilendirmek istiyor ama farkında olmadan insanları sürekli bir şeyi satın almaya teşvik ediyor, kozmetik sektörü üzerinden para kazanan insanların ekmeğine yağ sürüyor.

Uzun zamandır bloguma yazı yazmıyor oluşumun nedeni de kimseyi makyaj ürünü almaya,denemeye, para harcamaya teçvik etmek istemiyor oluşum oldu açıkcası. Kafamdaki düşünceler yeni yeni şekillenmeye başladı ve bu konu üzerinde düşünmeye,yazmaya çizmeye devam edeceğim. Ben de çok seviyorum makyaj yapmayı yeni ürünler denemeyi ama bundan sonra popüler kültürün, medyanın bize empoze ettiği sürekli bir şeyler satın alma gerekliliği,  ihtiyacım olmayan ürünlere ihtiyacımın olduğunu düşünceleri, beni mutlu edeceği çok harika hissettireceği vaadlerine kanmayacağım.

İnsanlar bence onları asıl mutlu eden şeyleri unutup, popüler kültürün bize dayattığı anlık mutluluklara inanmaya başladı.

Benim için turşu kavanozu kumbaram artık "gerçek" mutluluklar için bir sembol oldu. popüler kültürün, başkaların, medyanın bana dayattığı mutluluk değil, sadece kendi mutluluğum, kendi "güzel günlerim" için biriktirmeye devam...

Siz ne düşünüyorsunuz? Yanılıyor muyum? Abartıyor muyum yoksa bana katılıyor musunuz?

Saçımı Mor'a Boyama Maceram





Bu hayatta denemek istediğim şeylerden biri de saçımı farklı bir renge boyatmaktı. 22 Ocak Doğum Günümde ben de (staj okulumda sorun olacağını düşündüğüm için sadece) saçımın uçlarını ombre gibi mor'a boyattım.

Saçı mora boyatmanın bir kaç ip ucu var. Eğer ki evde kendiniz yapmayı düşünüyorsanız:
1- Saçınızı gerçekten platine kadar açmalısınız, açmadığınız takdirde burada benim kendi mor'a boyama deneyimimdeki renge dönüşür.
2- Kullanacağınız saç boyasının kalitesi gerçekten iyi olmalı. Kuaför'e sorduğumda Morfose saç boyası kullandığını söyledi. Tabi ben bilmiyorum hangisi daha iyi hangisi değil, ama bazısı yağmurda bile akıyormuş o yüzden iyi araştırın , bir bilene sorun derim.
3- Saç boyandıktan sonraki ilk zamanlarda eskş bir havlu kullanabilirsiniz çünkü havluya biraz renk bulaşıyor. Ziyan etmeyin.

Aklıma gelenler bunlar, onun dışında zaten saç boyama tecrübesi olanlar ne yapmaları gerektiğini iyi bilir.

peki benim mor saçımla deneyimlerim neler oldu?
1- Eğer küçük bir yerde yaşıyorsanız sizi yadırgayan, size dik dik bakanlara alışın.
2- Saçımı yıkadıkça mor boya aktı ama aktıkça o kadar güzel pastel tonlara dönüştü ki, ben çok sevdim.
3- Malesef mor, kızıl,yeşil mavi tarzı renkler çok hızlı akıyormuş. Benim Saçım 1.5 ay sonra neredeyse tamamen mordan arınmıştı. Ama çıkan küllü sarı bir renk de yine hoşuma gitti.

Hızlıca akması dışında ben sorun yaşamadım, ama tabi saçımın tamamını mora boyatsaydım (tamamını da platine kadar açtırmam gerekirdi) mor boya aktığında bana pek yakışmayan bir renk ortaya çıkardı(esmer olunca platin beni kötü gösterirdi :) ) Bu nedenle mor boyanın 1.5 aya akacağının bilincinde olarak saçınıza bu işlemi uygulayın. Ya tekrar tekrar üstünden boyayacaksınız ya da daha sonra eski renginize dönmeye çalışacaksınız.

Saçım yıprandı mı peki?
Saçı açtırma işlemi iyi bir kuaföre yaptırılmadığı sürece yıpratıyor ( iyi bir kuaföre denk gelmedim henüz ama bir şehir efsanesi yıpratmayan kuaförlerin olduğunu söylüyor).  Sonuç olarak benim de saç uçlarım yıprandı her ne kadar bakım yapsam da kendi saçın gibi değil. Sonuçta bir asitle saçın rengiyle oynuyorsun ne bekliyoruz ki?

Eğe merak ettiğiniz başka konular varsa yorum olarak bırakabilirsiniz :)

instagram: @aylinista ya da mail aylnece@gmail.com dan ulaşabilirsiniz

İnstagram Hesabı Dondurmak

İnstagram hesabı nasıl dondurulur, instagram hesabını dondurmak mümkünmüdür yoksa silmek mi zorundayız. İnstagram kullanmaya ara verebilir miyiz?

Sevgili arkadaşlar, bu aralar ülkemizde yaşanan olaylar beni çok kırdı. İçim param parça... Her an acaba bir yerlerde bir insanlara bir şeyler mi oluyor korkusu. Gelecek korkusu. Bu olaylar büyüyecek mi korkusu... Bir yandan da KPSS'ye iki ay kalmış olması ve benim aklıma takılan bu olaylardan dolayı ders de çalışamıyor olmam ( koyun can derdinde kasap et derdineymiş gibi hissediyorum hala hiç bir şey olmuyormuş gibi ders çalışmaya devam edince.)

Saydığım ve içimde yüreğimi dağılan sayamadığım bir çok nedenden dolayı instagram hesabımı dondurdum. Evet belli bir sayıya ulaşmıştım, takipcim artsın güzel paylaşımlar yapayım insanlara ilham vereyim çok istiyordum ama artık çok anlamsız geliyor. Bir de instagramda insanları, boş yere tartışmalarını, sanki insanlar yeterince gergin değilmiş gibi bir de orada gerginlik yaratmalarını birbirilerini ankara ya da istanbul patlaması ile ilgili paylaşım yapmaları ya da yapmamamalarından dolayı tartışmalarını görünce artık bu ortamlardan uzaklaşmam gerektiğini düşündüm. En iyi kararın ortalık durulana kadar dondurmak olduğunu düşündüm.

Eğer siz de instagram hesabınızı dondurmak istiyorsanız bu linkten yapabılırsınız: 
Linke tıjkayıp giriş yaptığınızda size seçenekler sunacaklardır ara vermek istiyorum, kullanmak istemiyorum gibi.


Allah ülkemize barış, huzur, ekonomik bağımsızlık nasip etsin.

Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner


Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner benim büyük beklentilerle olmasa da, iyi bir performans sergileyeceğini düşünerek aldığım ama hiç mi hiç memnun kalmadığım bir ürün. Her ne kadar Pastel'in allıklarını, rujlarını kalıcılık ve renk açısından beğensem de Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner kesinlikle makyaj çantasında olmaması gereken bir ürün bana göre.

Bu likit eye liner gerçekten o kadar likit ki, her kullandığımda göz pınarlarıma doluyor, hemen kurumadığı için her yere bulaşıyor ve emek emek yaptığımız göz makyajını bir anda mahvediyor. yani sulu boya gibi sıvı neredeyse. Fırçasının kullanımı kolay olsa da, sıvı olması fırçasını da kullanışsız hale getiriyor.  Ayıca bu kadar sıvı bir likit eyeliner'in nasıl oluyor da 3 4 saat sonra pul pul dökülmeye, çatlamaya başladığını anlayamıyorum. Aşağıdaki resimde 3 4 saat sonra eyeliner'in gözümde ne hale geldiğini görebilirsiniz.


Üst resmi güneş ışığında çekmiştim de alttaki karanlık oldu bir de titretmişim yinede eyeliner'in ne hale geldiğini görebildiğinizi düşünüyorum. 

Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner'in bu kadar kısa bir sürede bu hale gelmesine hayret ettim. Saat 1.30 gibi sürdüm ve 5te aynaya baktığımda bu hale geldi. Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner'a bir yıldır sahibim be göz makyajımın bu hale gelmesinin nedenini hep kendimde aradım acaba gözümü mü kaşıyorum ya da ovuyorum diye düşündüm ama hiç bir şey yapmadığıma eminim artık. Malesef bu eyeliner'in yolu çöpe gibi görünüyor.

Siz Pastel Pro Fashion - Liquid Eyeliner'i denediniz mi? Bana önerebileceğiniz bir eyeliner var mı ya da :)