Wooderful Life Kedicikli Müzik Kutusu


Anne kedi, Baba kedi ve üç yavrusu.
Sanırım bu müzik kutusu hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri, tam benim gibi bir kedi insanı için tasarlanmış!

Bugün günüm işte bu güzel hediye ile başladı. Wooderful Life eski tarz müzik kutularını günümüze uyarlamayı konsepti haline getirmiş ve müşterilerine bir çok güzel alternatifi olan müzik kutuları tasarlamış. Kanada ahşabı kullanılan bu eski usül müzik kutuları el ile yapılıyor yani büyük bir emek var arkasında. Sevgilim DnR dan almış ve böyle bir kutu içerisinde geldi



 Üstten Bakılınca üç tane kedicik, biri anne biri baba üç yavruları var. kedi yavrularından ikisi sepette, biri de haylaz herhalde dışarda top oynuyor .





Çok şık detayları olan, harika bir ahşap kokusuna sahip bu müzik kutusu beni benden aldı. Babam Marangoz olduğundan zaten çok ilgim var ahşaba, ahşap sanatlarına. Kedilere olan sevgimi ise herkes bildiğine göre gerçekten bu müzik kutusu özel benim için hazırlanmış sanırım :)




Müzik kutusu home,sweet home melodisini çalıyor, size nasıl bir şey olduğunu görmeniz için aslında bir video çekmiştim ama kameram eski olduğundan biraz kalitesiz olmuş. Yinede en azından melodinin nasıl bir şey olduğunu falan anlarsınız :)






Beni o kadar mutlu eden bir hediye oldu ki, bir kez daha evet o doğru kişi dedim...



Sizce de çok tatlı değil mi :) ?

Missha Black Ghassoul Maske ( Siyah Maske)


Missha Black Ghassoul Maske hakkındaki düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Daha önce bu sayfada  Missha'dan aldığım bir kaç üründen bahsetmiştim ve artık neredeyse üç ay geçtiğine göre yorumlamalarımı yapabilirim.

Bu ürünün vaad ettiklerini de yazmadan geçmiyim:
- Sebumu yok eder
- Gözenekleri sıkılaştırırmış ve bunu mineraller ile yaparmış
-Siyah noktaları temizlermiş


Öncelikle belirtmek istiyorum ki daha önce de çeşitli markalardın Siyah Peel Off maskelerini kullanmıştım. Zaten bu tür maskelerin kullanımı bana daha pratik geldiğinden daha çok tercih ediyorum. Ama Missha'nın yeri gerçekten ap ayrı benim için. Tabii ki hiç bir ürün bir anda bize bebek poposu cildine ulaştıramaz ama en azından bu ürünün siyah noktalarını güzel temizlediğini söyleyebilirim. 

Ürünün çok tuhaf bir kıvamı var, hemen yayılmıyor sürmesi biraz zor bu yüzden ince bir tabaka halinde sürmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bu ürünü temizlenmiş bir cilde sürüp yarım saat bekledikten sonra ( Ya da iyice kurumasını beklediklten sonra) yavaş yavaş soyabilirsiniz, eğer soyarken parçalanmıyorsa, yani tek bir tabaka halinde çıkıyorsa en iyi etkiyi gösteriyor demektir. 

Bu maskeyi burun, alın, çene ve siyah siyah noktalarınızın olduğu her yere uygulayabilirsiniz ben bazen abartıp tüm yüzüme sürdüğüm de oldu , ama daha sonra maskeyi soymak bir işkenceye dönüyor ( hele bir de yanlışlıkla saçınıza bulaştırmışsanız) .

Maskenin fiyatı 27 ve 32 lira arasında değişiyor, ama 6 aylık bir raf ömrü var o yüzden benim gibi ufak boyunu satın almanızı tavsiye ederim.




Şimdi gelelim sevmediğim yanlarına, bu ürünün ömrü 6 ay olmasına rağmen bizim türkiyenin yaz sıcağında bi bozuldu bi değişti. Yazın eskisi gibi sürülemedi, dağılmadı, kurumadı bir tuhaf oldu. Yani sıcaklıktan bu kadar çok etkileneceğini bilseydik dolapta falan saklardık. Sonuçta boşa verilen bir para olmuş oldu.

Böyle havalı bir ismi falan var ama içindeki Fastan gelen sertifikalı(?) Ghassoul tozu ile Kore kömürü karışımı bir şeymiş. Kömür mü sürüyoruz yani?

Bu ürünü aldığımda aslında çok da dikkat etmiyordum ama artık içerik konusuna da daha dikkatli yaklaşacağım :)

Sonuç olarak Missha Black Ghassoul Maskenin aslında vaad edilenleri yerine getirdiğini düşünüyorum. Gerçekten de siyah noktalara güzel bir çözüm oluyor hatta siyah noktayla beraber ciltte ne var ne yoksa alıp götürüyor adeta :)

Ders çalışmalı, ama nasıl?

Bu yıl yaz tatili uzadıkça uzadı ve neredeyse okulun açılması kış'ı bulacaktı biraz daha zorlasaydık! Bu kadar uzun bir yaz tatilinin ardından tekrardan okula, derslere adapte olmak gerçekten zor olmalı tüm öğrencilere. Hazır kendim de kpss'ye hazırlanıyor ve derse/okula adaptasyon sorunları yaşıyor iken size bu ilk baştaki adapte olamama sürecini daha kolay atlatacak bir kaç önerim var. Kısacası bu yazı Nasıl ders çalışılır, nasıl ders çalışmaya başlanılır, ders çalışma tüyoları yani sıfır'dan bir anda ders çalışmaya karar verenler için bir rehber niteliğinde!



Kendinizi Psikolojik olarak ders çalışmaya ayarlaryın
Yani nasıl mı? Ben iki haftadır her gün ders çalışmaya başlayacağım günü hayal ediyordum. Kendime tatlı tatlı defterler, ve kalemler aldım ( her sene Bime gelen ucuz ve kaliteli olanlardan :) ) Ve artık ders çalışmayı düşünmekten o kadar sıkılmıştım ki, yeter be oturup çalışacağım dedim ve oturdum.









Programınızı yapın
Evet bu beşyüzmilyon defa söylendi, ama belki de ders çalışma sürecinin verimli olmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri bu programdır. ilk günlerinizi daha az hafif , daha kısa süreli ders çalışma vakitleri yazın, haftalık ve aylık programlar yapın ne kadar sürede neler bitmiş olacak hangi başlıklar ne kadar sürer onları planlayın, sıkı sıkı uymasanız da en azından sizin bir haritanız olur . Size A4 formatına uyacak bir haftalık bir tane de aylık pogram hazırladım dilerseniz çıktısını alıp kendi programınızı da oluşturabilirsiniz :)





Ortamınızı Ayarlayın
Şimdi düzenli olun falan demeyeceğim. Benim masam o kadar dağınık ki ama dağınık masada kendimi daha çok çalışıyor hissettiğimden daha rahat çalışıyorum. Yinede benim gibi darmadağın bir insan değilseniz dikkatiniz de masanız gibi çabuk dağılabilir,  düzenli ferah ferah çalışanlardansanız e o zaman ne duruyorsunuz toplayın duzenleyin çalışın! Bu arada o telefonun da ders çalışma alanında işi yok!

Kendinizi motive edecek şeyler bulun, ödüller koyunMesela tatlı kalemler, defterler beni çok motive ediyor. Ya da şimdi şu kadar konuyu bitirirsem... bu akşam fazladan çalışırsam... bugün bu programa uyarsam şunu yapıcam bunu yapıcam falan. Kendinizi kandırın işte. Hatta yapabiliyrosanız kendi ödüllerinizi görsel bir şekilde gözünüzün önünde tutun.

Yapıcam değil , yapı-YORUM
Bu ne demek, bugünün işini yarına bırakma demek. Sürekli çalışıcam çalışıcam deme. Bugün ders çalışıyorum de. Beynininize sürekli olarak gelecek zaman ekini yerleştirdiğinizde onun da kalkıp ders çalışmaya hazır hale gelmesini bekleyemezsiniz ki. Değişik işte, beyin bu yani çözebilselerdi bilim adamları çözerdi biz de bilmiyoruz neden böyle.

Bir yerden başlayın
Demesi kolay uygulaması zor. Bazen her şey o kadar birikir ki sanki dağlar ovalar göller denizler kadar çalışmanız gereken yerler vardır gibi. Ama çok fazla çalışılacak yer var diye başlamamak, başlayamamak da sizi ileriye götürmüyor ki canlar. Bir yerden başlayın. Yapacak bir şey yok. Adım adım ilerlersiniz bir şekilde.




Çalışmasanız da çalışma masanızda zaman geçirin
Oluyor ya bazen insan bir türlü çalışamıyor 5 dakikadan fazlas bile odaklanamadığımız oluyor. O zaman hemen kalkıp gitmeyin işte. Kendinizi orada oturmaya alıştırın. 3 - 5 bir şey karalayın. Boş boş ileriki sayfaları karıştırın, kare defterlerdeki kutuların etrafını çizin falan. Ama alışın oraya oturmaya zamanla ders çalışma süreniz de artar.


Hedef belirleyin
Bu her zaman mümkün değil, bu taktiğin en çok işe yaradığı zaman Lise son sınıf.Daha öncesinde ne kadar şunu olucam bunu olucam hedefi belirlersek belirleyelim çok uzun vadeli hedefler olduğundan pek de ciddiye alamıyoruz. Öğrenci piskolojisi işte. Ama eğer aklınıza kısa vadeli hedefler geliyorsa belirleyin gitsin.



Benim bu hafta Kpss'ye çalışmaya çalışma sürecinde edindiğim tecrübeler doğrultusunda size nasıl ders çalışmaya başlanacağına, nasıl ders çalışıldığına dair böyle ufaktefek bir yazı yazmak istedim. Çok ayrıntıya da inmek istemedim çünkü zaten internetten birbirini tekrarlayan yeterince "Nasıl ders çalışılır" " Verimli ders çalışma yöntemleri" tarzı yazılar var .

Umarım biraz da olsa faydalı bir yazı olmuştur sizin için.

Kedi Bacak çıkığı ve kalça kemiği kırığı Ameliyatı : SON DURUM


tea cat by swdd-cat



Bu son ayda istediğim gibi yazma fırsatı bulamadım, ama okulların başlaması ile beraber artık daha sık yazabileceğim. Bu yazımda son defa kedi bacak çıkığı ve kedi kalça kemiği kırğı ameliyatı sürecinde yaşadıklarımızı kısaca toparlayacağım.

13 Ağustos perşembe günü kedimize araba çarptı, tahmin ediyoruz ki yoldan geçerken kalça kısmından çarptı ve bu çarpma sonucunda sol bacağı kalçadan çıktı, sağ kalçasınıda da kırık oluştu. ( Ayrıca belinde de kırık varmış ama veteriner bunu sonradan fark etti ve daha önceki postumdaki röntgen resimlerde vida bu kırık için takılmış).

21 Ağustosta ilk ameliyatlarını oldu , biraz geciktirdik çünkü kendi şehrimizde bu ameliyatı yapacak uygun bir klinik arayışındaydık. Kedi bacak çıkığı ameliyatı ortalama 1000 tl isteniyordu. İlk Ameliyattan sonra kedimize kafalık taktık ki ameliyat yerlerine dokunmasın ve onu ufak bir kutuda tutmamız gerekiyordu hareket etmemesi için. Ama ufak kututda daha da fazla çıldırdığından büyükce bir leğene aldık , yinede ilk gece çok zor geçti çünkü kedi ne olduğunu anlayamadığından ayağa kalkmaya çalışıyordu ve ameliyatın başarılı olması için onun için hareket etmemesi gerekiyordu.

31 Ağustos pazartesi kontrol için kliniğe gittik ve belindeki vidanın yamulmuş olduğunu gördük, tekrar ameliyat olması gerekiyordu ve kemiğin kaynayıp kaynamamasına göre vida çıkarılacaktı, ya da çıkarılıp tekrar takılacaktı.

4 Eylülde kedimiz tekrar ameliyat oldu, çok şükür kemiği kaynamıştı ve vida çıkarıldı yinede çok hareket etmemesi gerekiyordu ve kafalığı hala takmaya devam etmesi gerekiyordu. O sırada çıkık bacağı artık yavaştan iyileşmeye başlamıştı, vida kırık tarafında olduğundan oradaki dikiş tekrar kesildi .

14 Eylülde tekrar kontrole gittik, her şey yoludna kedimiz iyileşmeye doğru adım adım ilerliyor, gerçek manada da adım adım yürüyor kendisi tuvaletini yapabiliyor ama çok yoruluyor, yukarıya atlayamıyor ama olsun kendini idare etsin yeter bize zaten. Kontrolde yinede çok ani hareketler yapmaması söylendi, dikkat ediyoruz biz de artık.

29 Eylül - Bu yazıyı yazdığım gün : Kedimiz artık rahatca yürüyor, tabi eskisi gibi değil çıkık olan bacak biraz yamuk , oturduğunda bu özellikle belli oluyor ama fazla rahatsızlık verdiğini sanmıyorum, biraz yüksek bir yerlere atlamaya çalışırken ya da aşağıa atlarken ön patilerinden destek alıyor arka patilerini kendisi de fazla kullanmıyor , yinede atlayacağını fark ettiğimiz zaman biz onu kaldırıveriyoruz - ne olur ne olmaz.
Sonuç olarak çok mutluyum çünkü kedi de olsa o bir can , eskisi gibi yürüyemese de Allaha şükürler olsun ki kendi ihtiyaçlarını görecek kadar yürüyor, evden çıktığımızda gözümüz arkada kalmayacak.







Kedi Kırığı ve Çıkığı ameliyatından sonra kontrol


Solda: Çıkık Ameliyat Öncesi, Kırık Ameliyatı sonrası (24 Ağustos), Sağda : Kırık ve Çıkık Ameliyatından  sonra kontrol röntgeninde yamulmuş vida (31 Ağustos)


Önceki yazımda kedi bacağı çıkığının ve kedi kalça kemiği kırığının araba çarpması sonucunda oluştuğunu, uygun bir klinik buluncaya kadar nerelerden gittiğimizi ve en sonunda da Aydın Veterinerlik Fakültesi Kliniğinde kedi bacak çıkığı ameliyatı ve kedi kalça kırığı ameliyatının gerçekleştirdiğimizden bahsettim.

Ameliyattan hemen sonra kedimizin hiç hareket etmemesi gerekiyordu ve veteriner hekimlerin tavsiyesi üzerine onu hiç hareket etmeyeceği bir box’a koyduk. Ama bu durum bizim kedide ters etki yaptı ve kedimiz o kadar direndi ki, ertesi gün büyük bir leğene battaniye koyup yatırdık ve orada sakince kıpırdamadan yattı, yani benim tavsiyem , tabiki veterinerler en iyisini bilir ama siz de kedinizi en iyi tanıyansınız o yüzden siz en iyisine karar verebilirsiniz. Bizim kedi ilk gün hareket ettiği için kırık kısmında bir komplikasyon ortaya çıkmış. Ve 31 Ağustosdaki kontrolde , 4 eylülde kedimizin tekrardan ameliyata alınması gerektiği sonucuna varıldı. En azından çıkık yerde sıkıntının olmamasına çok sevindik çünkü bizi asıl korkuttukları çıkık tarafın kolay kolay düzelmemesiydi.

Kedi Bacağı çıkıntısı ameliyatında eğer bizimkisi gibi üst bacak kalçadan çıktıysa , kemiğin kenarındaki top gibi şey kesilip kas ile bağlanıyor anladığım kadarıyla, Kedi kaçla Kırığı ameliyatı için ise bir vida takmışlar kedinin kemiklerine, tam anlayamıyorum ama o vida çok fazla hareket sonucunda yerinden oynamış. Bu da istemediğimiz bir şeydi. Şimdi 4 Eylüldeki ameliyatta kemiğin yinede kaynayıp kaynamadığına bakacaklar, ve eğer kaynadıysa vidayı çıkaracaklar, yoksa yeniden vida takılacak ve kedimiz için yeni zorlu bir süreç başlayacak.

Eğer sabrınız varsa ve gerçekten kedinize değer veriyorsanız sizin için de her şey baştan başlayacak, en baştan kedinizin tuvaletini takip edeceksiniz ona yardımcı olacaksınız ilaçlarını takip edeceksiniz zamanında vereceksiniz. Kedinin ameliyat yerini oynamaması için dikkatli olacaksınız vs.vs kısacası her şey hop baştan olacak.


Bize dua edin, umarım bu yazım bizim gibi kedi bacağı çıkığı ya da kedi kalça kemiği kırığı gibi sorunları olan insanlara yardımcı olur, ve inşallah bu yazıdan sonra tekrar yazacağım yazılar size umut olur.

Yazının devamı: 

Kedi Bacağı Çıkığı ve Kalça Kırığı

Kalça Kemiği Kırığı , Bacak Kemiği Çıkığı (Göremeyenler için sağda daire içerisinde alınmıştır)



Geçenlerde yazdığım bu yazıyı hatırlayanınız var mı? İşte şimdi size o yazıyı neden yazdığımı anlatacağım. Kısaca özet geçmek gerekirse bu yazı kedi bacağı çıkığı ve kedi kalçası kırığı ve muyayenesi hakkında olacak.

Bundan neredeyse üç hafta önceydi. Gece 2den beri kedimiz eve gelmemişti ve ertesi gün saat 5te tesadüfen kediyi ana caddede yol kenarında yatarken bir zeytin ağacının altında buldum. Ya kediciğim kendi kendine güneşte kalmamak için oraya sürükledi ya da birisi Allah rızası için onu oraya koydu bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey kedinin akşam 5e kadar yol kenarında öylece yattığı ve beni görünce acı acı miyavlamasıydı. Galiba hiç aklımdan çıkmayacak o görüntü, o kadar kötüydü ki hemen ağlamaya başladım sana ne oldu minnoşum diye yoldan geçen bir adam bana kedininz sadece bayılmış bir şeyi yoktur falan diyince kendimi toparlayabildim.

Kediyi hemen eve getirdim, ilçemizdeki hiç bir veteriner bize gelmeyi kabul etmeyince biz götürmek zorunda kaldık ama arabamız yok taksiye atladık gitti. Sıkıntımız ne? İlçemizdeki tüm veterinerlerin büyük başlara bakıyor olması hiç biri kediden anlamıyor biri diyor sadece ezilme olmuş biri diyor düşmüş falan. En iyisi Denizlideki hayvan hastahanesine götürmek dedik ve ertesi gün atladık götürdük. Onlar da hemen bir röntgen çekti çünkü kedinin arka bacakları tutmuyordu bu sadece bir ezilme olamazdı. Ve röngen resmi böyle çıktı.

İlk başta biz de bir şey anlamadık ama sonradan veterinerin dediğine göre , kedinin sağ üst bacağı kalçasından çıkmış, sol kalçası da kırılmış! Yani arka tarafı kullanması imkansız! Kedi bacağı çıkığı da takılmadan kaynayamayacağı için iyileşmesi imkansız dendi bize. Daha kötüsü ise denizlide ameliyat yapamıyor olmaları. Bu tür ameliyatları bize en yakın aydın, afyon gibi veterinerlik fakültelerindeki kliniklerde yapabiliyorlarmış. Bizim bir tanıdığımızın tanıdığı Aydındaki klinikte yüksek lisans yapıyormuş. O görüştü ve bize Kedi bacağı çıkığı ve kedi kalça kırığının ameliyatının maliyetinin 1.500 Lira olduğunu söyledi.
Az para değil ki? Bu ülkede  ameliyat parası yettiremediği için sakat kalan, ölen insanlar var... Çok, çok büyük bir ikilemde kaldık. Hangisi daha doğruydu? Biz de çok zengin insanlar değiliz hem gözü kapalı o parayı vermemiz zordu, hem de vicdanen bir kediye o masraf yapılmalı mı yapılmamalı mı ikilemi vardı. O bizim canımız ailemizden birisi ama gerçekten hala kararsızım bu konuda , israf mıydı yoksa o bize emanet bir can olduğu için bizim sorumluluğumuz muydu bu ameliyat.

Bize kalça kırığının zamanla iyileşeceğini ama çıkığın takılmadan iyileşemeyeceğini söylediler. Bir deli cesareti kediyi kırıkcı çıkıkcıya götürdük. Evet kulağa cahilce geliyor ama insan çaresiz olunca, ve o can gözünün önünde öyle masum masum bakınca her türlü yolu deniyorsun işte. Bize kediyi kırıkcı çıkıkcıyı götürürsebiz ilçede size deli derler dedilerse de götürdük. Daha sonra hepimizin şaşırdığı, bizim kırıkcı çıkıkcının gerçekten daha önceden de kedilerin köpeklerin çıkık kemiklerini yerine takmış olmasıydı! Ama sıkıntı olan bizim kedimizin tam kalçadan olduğundan beline çok yakın olması ve diğer tarafın da kırık olmasından dolayı bizim kırıkcı çıkıkcı teyzemiz yapamadı. Takdir ettim onu bu konuda bilinçli bir kırıkcı çıkıkcıymış .
Yine son çare ameliyat kaldı. İzmirde ve Denizlide klinikler bulduk sadece kemik çıkığını 1.000 liraya ameliyat edeceklerdi, ama bu ameliyat da öyle sık sık yaptıkları bir ameliyat değildi sonuçta. Öyleyse 500 lira daha verip dosdoğu yaptıralım madem dedik ve aydındaki veterinerlik hastahanesi ile görüştük. Bize orada ücreti ve başka konularda gerçekten yardımcı oldular , diğer hastahaneleri bilmem ama Aydın Veterinerlik Fakültesi kliniği gerçekten çok başarılı ve işinin ehli kişiler ile çalışıyor. Eğer kedinizi köpeğinizi kliniğe götürmeyi düşünüyorsanız gidin görüşün.

Kedimiz 24 Ağustosta iki Ameliyat geçirdi. 10 gün sorna kontrolü vardı. Devamı için buraya tıklayın.

Çay Ağacı Yağı : Doğal Sinek Kovar

Doğal Sinek kovar nasıl yapılır? Sivri sineklere karşı doğal yöntemler? Böcek ve böceklere karşı doğal yöntemler nelerdir ? Çay ağacı yağı ne işe yarar? Çay ağacı yağı ile doğal sinek kovar yapımı. Doğal yollarla sinek kovar.



Keyifli sıcak yaz günlerinde bazen sivri sinekler kabusumuz oluyor ve çareyi marketlerde satılan sinek kovar ürünlerde buluyoruz. Peki bu ürünler sağlıklı mı? Doğal mı? Uzun vadede zarar verir mi? Yazın başında bu sinek savar ürünlerden biri bir poşetin üstüne dökülmüş , ve bir de ne görelim? Poşet erimiş! Markanın adını vermek istemiyorum ama merak eden olursa özelden bana mail atabilir. Her neyse poşetin bu hale geldiğini görünce aslında "cildimize ne sürüyoruz biz ya?" diye düşünmeye başladım, zaten makyaj , temizlik ürünleri ile yeterince kendimizi kimyasallara boğmuyormuz? O halde en azından bu ürünleri kullanmayalım çünkü çok pratik ve kolay bir yöntemini biliyorum.

Aslında bu yağı sokakta bir golden retriever bulduğumuzda ve çok keneli olduğu için o kenelerinden hemen elimizde bulunan bir ürünle kurtulmak için uğraştığımızda keşfetmiştik. Hangi yağdan mı bahsediyorum? Başlıktan anlamışsınızdır: Çay Ağacı Yağı (Almancası: Teebaumöl)

Çay ağacı yağı bu yaz gerçekten kurtarıcım oldu, aktarlardaki fiyatı da ortalama aynı ama Rossmann Mağazalarındaki çay ağacı yağı ( ilk önce almanyada keşfettiğim daha sonra türkiyede de olduğunu fark edip beni çok mutlu eden Rossmandaki çay ağacı yağı) bir kaç aktarda alıp denediğim yağlardan çok daha keskin geldi, yani aktarlardaki sanki başka bir şey ile karışmış gibi, ama tabii ki işin uzmanı değilim. Fiyatı 30 ml için 6.99 civarı idi ama uzun süre yetiyor.


Peki nasıl kullanılır? Aslında bu benim yaptığım pek önerilmiyor ama ben alıyorum yağı direkt belirli açık olan yerlerime sürüyorum ve uyuyorum. Ama hassas ciltler bunu ASLA yapmasın! Çünkü gerçekten ağır bir yağ ve sizi yakabilir. Hassas ciltlere ise başka bir yağ ile karıştırıp sürmeyi öneriyorum.



Eğer daha pratik bir çözüm isterseniz en iyisi eski, kapağı fısfıslı(ya da ona ne deniyorsa) bir şişeye birkaç damla çay ağacı yağı ve biraz su karıştırıp her kullanımdan önce çalkalayarak doğrudan sıkabilir ve sivri sinek ısırığı, böcek ısırığı derdinden kurtulabilirsiniz.
Tek dez avantajı ne biliyor musunuz? Kokusu çok ağır ve herkes sevmeyebilir. Çevremde bu kokuyu seven olduğu kadar nefret eden de var... Ama gerçekten doğal sinek kovucu olarak çay ağacı yağı kullanımını öneriyorum.

Not:  Tamamen yazarın kendi deneyimleridir, herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.