Maybelline AffiniMat Fondöten


Maybelline AffiniMat Fondöten kullananlar.Maybelline AffiniMat Fondöten kullanıcı yorumları.Maybelline AffiniMat Fondöten kullananları ne diyor ile ilgili blog yazıma hoş geldiniz.

Merhaba sevgili okurlar. bugün sizinle Maybelline AffiniMat Fondöten ile yaşadığım uzun soluklu ilişkimden bahsetmek istiyorum :) Neden uzun soluklu ilişki diye soracak olursanız size şimdi uzun uzun anlatayım :) 

Öncelikle Maybelline AffiniMat Fondöten'e bayıldığımı söylemem gerekiyor. Yani bu fondöteni en çok sevmemin nedeni hafif yapısına rağmen bana istediğim kapatıcılığı sağlaması . Ben yüzümde "fondöten var" diye bağıran kozmetiklerden pek haz etmediğim için bu tarz daha sıvı ama kapatıcılık özelliği ortanın üstünde olan fondötenleri daha çok seviyorum seviyorum. Zaten yavaş yavaş günlük hayatımdan fondöteni de çıkarmaya çalıştığım için gittikçe daha hafif yapılı fondötenleri kullanmaya başladım. 

Maybelline AffiniMat Fondöten'in bendeki rengi 24 Golden Beige. Malesef benim kullandığım çoğu fondöteni farkında olmadan pembe alt tonlu aldığım için hep bir pembelik bırakıyordu ama Maybelline AffiniMat Fondöten'in Golden Beige tonu tam istediğim gibi ten rengime uydu. Esmer tenli (hatta aslında benim gibi yeşil alt tonlu bayanlar için - yeşil alt tonu ne demeyin olive skin de denen altınmsı/yeşilimsi bir alt ton) olan bayanlara önerebileceğim bir ton.

Peki Şimdi fondötenin numarasından konuşmayı bırakıp, sevdiğim ve sevmediğim yanlarını inceleyelim. Hazır mısınız?

Sevdiğim Yanları:
Maybelline AffiniMat Fondöten kesinlikle isminden de anlaşılacağı üzere mat bitişli bir fondöten. yağlı ciltler için uygun
- Maybelline AffiniMat Fondöten 17 Spf içeriyor. Kış için yeterli, yazın ekstra gğneş koruması şart (yinede hiç yoktan iyidir)
- Maybelline AffiniMat Fondöten gözeneklere dolma yapmadı bende, sivilce oluşumuna da neden olmadı. Gayet severek kullandım. Daha iyisini bulamazsam kesinlikle tekrar alacağım bu ürünü.
- Maybelline AffiniMat Fondöten Bence fiyatına göre gayet başarılı, kalıcılığı da pudra vs ile kullanılırsa 10 saate kadar dayanıyor bende.

Peki Dezavantajları neydi benim için?
-Maybelline AffiniMat Fondöten'in yandaki resimde görebileceğiniz üzere ağzı kullanışsız. yani fondöten diğer bildiğimiz fondötenlere göre daha sıvı olduğu için daha çok akıyor ve bu nedenle bu ambalaj yapısı fondötenimizin ziyan olmasına neden oluyor bence. 
- Maybelline AffiniMat Fondöten'in sevmediğim diğer yanı ise eğer cildiniz kuru ise, ya da karma (ya da eğer yağlı cildiniz varsa ama sivilce kremi cildinizi kurutuyorsa) bu fondöteni nemlendirici sürmeden kullanamazsınız çünkü pul pul bir görüntü oluşuyor bir süre sonra.
 
            

 
 

            

Size bir de kolumda uygulanmış halini göstermek istedim. Gördüğünüz gibi Maybelline AffiniMat Fondöten gayet pürüzsüz bir görüntü ve renk tonunu güzel eşitleyen bir fondöten. Ben severek kullanıyorum. Maybelline AffiniMat Fondöten hakkında yazacaklarım bunlardı. sizin Maybelline AffiniMat Fondöten hakkındaki düşünceleriniz neler?

Balea - Aqua Serum (uygun fiyata kaliteli nemlendirme)


Yaz mevsimi yaklaşıyor ve yaz mevsimin yaklaşmasıyla cildimizin nemlendirmesini ihmal ediyoruz. Genelde kışın cildimiz çok kuruduğu için çantamızdan nemlendiriciyi asla ekik etmiyoruz ama yaz mevsiminden nedense nemlendirmek hiç aklımıza gelmiyor. Bu yaz değişiklik yapıp cildimizi nemlendirelim (çünkü biz fark etmesek de cildimizin aslında her zaman neme ihtiyacı varmış cildimizin yağlı olması yeterli nem'e sahip olduğu anlamına gelmiyor)

Bu nedenle bugünkü yazımda sizinle çok sevdiğim ve aynı zamanda çok da uygun olan bir nemlendirici ile tanıştırmak istiyorum. Almanyada akrabaları olanlar hemen istek listelerine eklesin bahsettiğim ürün ne mi? Tabii ki: " Balea - Aqua Serum".

Balea - Aqua Serum Almanyada DM mağazalarında bulabileceğiniz bir ürün. Nemlendirici serum olarak geçiyor aslında nemlendirici kremden tek farkı yapısının daha hafif olması ve cilt tarafından hemen emilmesi. Balea - Aqua Serum'un fiyatı 2.95 Euro. Yine almanyadan aldığım bir sivilce kremi olan "Benzaknen" adlı ürünü kullandığım sırada cildim çok kurumuştu ve neredeyse 2 - 3 ay bu kremi kullandım. şu anda Balea - Aqua Serum'um neredeyse bitmek üzere.

Ürünün ambalajı gayet kullanışlı. Pompalı bir ambalajının olması ve kremin çıktığı ağızınsıkmalık bir ağız ucu olması hem uygulama açısından hem de hijen açısından çok iyi. pompalı olması sayesinde üründen ihtiyacınız olduğu kadar alabiliyorsunuz.




Ciltte hemen yayılan ve hemen emilen bir nemlendirici serum olması da bir artı. Aceleyle makyaj yapıp çıkmanız gerektiği zamanlarda kremin emilmesini beklemiyorsunuz.

O dönem sivilce kremi kullandığım için ve cildimi kuruttuğu için yağlı bir cilt üzerinde nasıl bir etkisi var tam kestiremiyorum. Ama sivilce kremini kullanmayı bıraktıktan sonraki dönemlerde Balea - Aqua Serum'u kullanmaya devam ettim ve hafif yapısı sayesinde cildim sıkıntı yaşamadı.

Ben bu kremi zaten"yağsız nemlendirici" ararken bulmuştum. yağsız olup olmadığına emin değilim ama gözeneklerimi tıkamadığı aşikar.

Eğer ki bana Balea - Aqua Serum'un sevmediğin yanları neler diye soracak olursanız. Tek sevmediğim yanı sanırım Türkiyede bulamayacak olmam. Yani Almanyaya giden tanıdıklar sayesinde edinebilirim ya da bir dahaki almanyaya gidişimde stoklayabilirim :)
Bir de Euro kurunun düşmesi için dua edersek 3 Euroluk fiyatıyla Balea - Aqua Serum benim gönlüme taht kurdu bile.

Siz Balea - Aqua Serum hakkında ne düşünüyorsunuz? Aranızda kullananlar var mı? Ya da benzer ürün tavsiyesi olan?


Merhaba Arkadaşlar. Bugün size blogunuza nasıl "Facebook Beğenme Gadgedi" ekleyebileceğinizi göstereceğim. Kendim bir HTMLL uzmanı ya da yazılımcı falan değilim. Sadece bu bulduğum yöntemi belki sizin de işinize yarar diye sizinle de paylaşmak istedim. Hem Resimli bir şekilde blogger için facebook sayfa eklentisini öğrenmek bence her şeyi kolaylaştırır değil mi?

O zaman gelelim bloga facebook sayfa eklentisinin nasıl eklendiğine.
Önce Blog kontrol paneline giriş yapıyoruz ve Yerleşim kısmına geliyoruz. Sizin eklentiyi nereye eklemek istediğiniz size kalmış ben sayfanın sağ tarafında ekledim.  Gagdet Ekle 'ye tıklarsanız yeni bir pencere açılacakır .

Açılan pencere yukarıdaki gibi bir şey. Yukarıdaki pencereye şimdi HTML kodumuzu ekliyoruz peki nasıl bir html kodu bu? 

<div id="fb-root"></div>
<script>(function(d, s, id) {
  var js, fjs = d.getElementsByTagName(s)[0];
  if (d.getElementById(id)) return;
  js = d.createElement(s); js.id = id;
  js.src = "//connect.facebook.net/tr_TR/sdk.js#xfbml=1&version=v2.3";
  fjs.parentNode.insertBefore(js, fjs);
}(document, 'script', 'facebook-jssdk'));</script>
<div class="fb-page" data-href="https://www.facebook.com/wonderlindiy/" data-width="300" data-height="300" data-hide-cover="false" data-show-facepile="true" data-show-posts="true"><div class="fb-xfbml-parse-ignore"><blockquote cite="https://www.facebook.com/wonderlindiy/"><a href="https://www.facebook.com/wonderlindiy/">Wonderlin Blog</a></blockquote></div></div>

https://www.facebook.com/wonderlindiy/ bu mavi ile yazılana kendi facebook sayfanızın adresi yazılıyor.


data-hide-cover="false"  (adı üstünde cover yani kapak resmini göstersin istiyorsanız false yazacaksınız buradaki gibi, ama kapak resmi çıkmasın diyorsanız “true” yazmalısınız)
data-show-facepile="true" (Sizi takip edenlerin profil resimleri gözüksün isterseniz “true” gözükmesiniz derseniz “false”
data-show-posts="true" (Burada da eklentide facebook postlarınız gözüksün derseniz “true” gözükmesin derseniz “false” yazacaksınız)

data-width="300" (ayrıca width genişlik demek ve “300” yazan yere pixel olarak kendi istediğiniz genişliği )
 data-height="300" (height ta ise yine “300” yazan yere istediğiniz yüksekliği yazıyorsunuz. yukarda gördüğünüz 300x400 boyutunda aşağıda göreceğiniz ise 300 x 200.)

burada 300 x 200 boyutunda, sadece facebook kapak resmi açık ama paylaştığım bağlantılar ve beğenen üyelerin profil resimleri kapalı (örnek olsun diye koydum).




Sevgili arkadaşlar umarım  bloga facebook sayfa eklentisi ile ilgili yazdığım yazı sizin işinize yararmıştır. ben kendim de başka bir blogdan öğrendim bloghocam bu tarz konularda gayet güzel ve yalın bir şekilde anlatan biz bloggerlar için iyi bir kaynak bence siz de bir göz atın. Bloga facebook eklentisi ekleme yazım da burada bitiyor umarım keyifle okumuşsunuzdur. başka yazılarla görüşmek üzere :) 






Balea - Micellar su ( Diğer micellar su'lara alternatif olabilir mi? )



Bu Yazımda size "Balea Mizellen Reinigungs wasser"den bahsedeceğim

Son yıllarda biz kadınlarda makyaj malzemeleri deneme ve kullanma merakın arttıkca, bu makyajı cildimziden yüzümüzden nasıl daha iyi çıkaracağız düşüncesine girdik ve kozmetik sektörü de bizim bu arayışlarımıza cevap verebilmek için önümüze çeşit çeşit ürünler sunmakta. Son yılların popüler ürünlerinden biri ise micellar makyaj temizleme suları. Almanyaya ailemin yanına geldiğimde, ablamdan kalan "balea markalı micellar temizleme suyu' nu deneme şansım oldu. Peki nasıl buldum?

Malesef Balea Mizellen Reinigungs wasser benim için sınıfta kalan bir ürün oldu. Evet fiyat açısından oldukca uygun bir ürün olsa da bana göre biraz daha para verip garnier'in makyaj temizleme suyunu almakta fayda var. Neden mi?

1- Balea Mizellen Reinigungs wasser bence göz yakıyor. Rimeli çok kullanan bir kız olarak göz makyajımı temizlemek ayrı bir zahmet benim için. Tabi ki kendim göz makyajımı temizlemek için normalde çift bazlı makyaj temizleme suyu kullanıyorum. Yinede bu ürünü deneyimlemek istedim ve sonuç olarak malesef Balea Mizellen Reinigungs wasser gözü yakıyor.

2- bu ürün ile cildimi sildikten sonra sanki hala bir yapışkanlık hissi varmış gibi geliyor. Garnierin de Biodermanın da micellar makyaj temizleme sularını denemiş biri olarak bu ürünün kullandıktan sonra bıraktığı hissi hiç sevmedim. Yani cildini sildikten sonra tekrardan yüzümü yıkama gereği duyuyorum( tabi ki yıkamalı her üründe ama bu ürünün hissiyatı kötü)

3- Balea Mizellen Reinigungs wasser çok köpürüyor. Genelde insanlara temizleme ürünlerinin köpürmesi daha iyi temizliyor izlenimi uyandırsa da çoğu fazla köpüren ürünün köpürme nedeni aslında içerisindeki bazı kimyasalların daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Evet malesef garnier’in de micellar makyaj temizleme suyu köpürüyor ama Balea’nınki kadar değil.  gözümüze de sürdüğümüz bir ürünün fazla kimyasalli olmaması gerekiyor bence.

Ama tabi vaad ettiğini yerine getiren bir ürün mü? Bence evet. Sonuçta makyajı temizliyor mu, temizliyor. Üstelik fiyat olarak 2 € ile gayet de uygun. Yinede bana sorarsanız makyaj temizleme su konusunfa garnier hem fiyat hem performans konusunda gayet başarılı bu nedenle Balea Mizellen Reinigungs wasser benim bir dahaka almayacağım bir ürün. Siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?








Sevimli Bulut



Merhaba sevgili "Kendin Yap" severleri. Sizinle çok severek yaptığım bu minik bulutu paylaşmak istedim. Çocuk odalarına süs olarak kullanabileceğiniz bu bulut'un yapılışı çok kolay.





Önce istediğiniz boyutta güzel bir kalıp haızlrıyor ve kalıba uygun keçe kesiyorsunuz. Ayrıca yağmur damlaları ve kalpleri de keçeden keserek önceden hazırlıyorsunuz.



Daha sonraki işlem de çok basit. Kestiğiniz iki keçe parçasını dikiyorsunuz (ve içine biraz pamuk sıkıştırıyorsunuz) ardından minik kalpleri ve yağmur damlalarını da bir ipe geçiriyor ve buluta bağlıyorsunuz.


Ve sevimli bulutumuz hazır olmuş oluyor.








Nasıl olmuş?

Kızılderil Saç Aksesuarı


Çocukluğumdan beri kızılderilileri çok severdim. Almanyada yaşıyordum ve tüm arkadaşlarım bembeyaz tenliyken ben esmer kara kuru bi çocuktum. Biz de oyun oynarken ben kızılderili olurdum alman arkadaşım da "beyaz ten"li olurdu ve birlikte teksas da barış sağlamak için uğraşırdık kendimizce ( evet çok çılgın bir hayal gücümüz vardı o zamanlar. Kızılderiliden çingeneye, sihirbazdan ajana olmadığımız şey kalmamıştı o zamanlar )

şimdi de bu kızılderi'li sevdamdan kendime yaz'a uygun bi aksesuar tasarladım.
1. resimde gördüğünüz gibi her zamanki ihtiyaçlarım var. boncuktur , karga burnu , kuş tüyü, ve yine kolyelerin ucunu takılan o uçlardan. kuş tüylerin tanesini 10 krş a aldım, ip'in metresi 25 krş ve boncuklar ve o kokye uçları ise 10 gramı 1 tl ama büyük şehirlerde yaşayanların daha uyguna bulabileceğini düşünüyorum.
2. önce boncuklardan birini sabitledim 
3. sonra da kolye ucu taktığım kuş tüylerinden birini o sabitlediğim boncuğun ipinin ucuna bağladım. 
4. üzeine boncukları dizdim ve en üstteki boncuğu içinden düğüm atarak sabitledim yoksa boncuklarım aşağı yukarı kayıp duracaktı. İpin diğer ucuna da boncuk geçirdim ve kuş tüyü taktım. Bu arada kuş tüyü takmak için kuş tüyünün ucuna da , ipin ucuna da kolye ucu takıyorum sonra da ufak halkalarla birleştiriyorum . Halkaları yine karga burnu ile açıyorum sonra da uçlar çıkmasın diye sıkıştırıyorum.
5. en son ipi tel tokaya düğümle bağladım, uzunluğunu duruşunu istediğim gibi ayarlayabiliyorum hoşuma gideceği şekilde yaptım. Ben evde artık iple aptığım için biraz kısa oldu. Aslında daha uzun olması daha şık dururdu bence. 




Ve Voilà mis gibi bir saç aksesuarımız oldu.

Aslında bu fikirden yola çıkılarak bir çok şeyyapılabilir. Meslea küçük boncukları bir ipe dizip en ucuna kuş tüyü takıp saçımıza sabitledikten sonra örsek nasıl olur acaba? Yani bence bu genişletilebilinir. Sizin var mı bu tarz fikirleriniz? Bana isteklerinizi belirtin, benimle paylaşın belki bir şeyler yapabiliriz birbirimize ilham oluruz fena mı olur J

Bu arada bir kez daha kedi sahiplerine sesleniyorum buradan, kedim o kadar sevdi ki bu aksesuarlar oynamayı, yani sanırım ucundaki kuş tüyü, renkli boncuklar onu cezbediyor. Aman aman kediniz varsa ondan uzak tutun yoksa ipinizi paramparça, boncuklarınızı darmadağınık bulursunuz. Kuş tüyünüzü de hiç bulamazsınız J

Eğer 24 yaşndaysanız ve İşsizseniz Hayat Gerçekten Karmaşık Olabiliyor



Cedric'in dediği "eğer 8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayatınız gerçekten karmaşık olabiliyor" aslında "eğer 24 yaşndaysanız ve işsizseniz hayat gerçekten karmaşık olabiliyor"  olarak değiştirmek istiyorum. Bu sevimli kişisel blog aslında ilk başta kullandığım kozmetik ürünleri çevremdekilerle paylaşayım, aklıma gelen önerileri sevdiklerim de okusun onlara daha kolay ulaşabileyim düşüncesiyle ortaya çıkan bir blog. Ama zaman zaman kötü anılarımı da paylaşıp daha sonra sildiğim, sildiğime de pişman olduğum bir paltform haline geldi. Bundan sonra kendim için gelecekte de hatıralar bırakacak bir alan oluşturma kararı aldım ve "Günlük" etiketi altında zaman zaman yaşadıklarımı paylaşacağım.

Bugün kendimi biraz size açayım, bu şekilde ben de rahatlayayım diyorum. Üniversiteden 2016 Eylülde İngilizce öğretmenliği bölümünden mezun olalı tam 7 ay geçmiş, neredeyse 8. ayı dolduracağım.

Bu zaman içerisinde Eskişehir'e yerleştim, PDR alanında yüksek lisansa başladım ve özel bir dil okulunda part time Öğretmenliğe başladığım. Hayaller bir devlet okulunda çocukla ingilizce öğretmek iken hayatlar saat 12 ile 15 Tl arasında bir ücretle bir dil okulunda çalışıp öğrenciliğe devam etmek oldu.
tam bu sene ülkemizin başından geçen o darbe girişimi resmen hayallerime de girişilen bir darbe oldu. Birdenbire Kpss alan sınavı ertelendi ( evet çoğu kişi bu duruma sevindi ama ben artık tükenmiştim) başımıza bir mülakat sistemi geldi (mesela bu mülakat sisteminde kpss 65 olanlar mülakatlar ile 85 - 90 aldılar ve normalde kpss puanı ile atanamayanlar mülakat puanı ile atandı) ve her neyse olan oldu Ama sonuç olarak ben devlet kurumunda çalışamadım (-ki normalde Sıralamam 300 civarıydı ve 1.500 ingilizce öğretmeni aldıklarını göz önünde bulundurursak...)

Şu anda atandığım yerde 6 yıl kalma zorunluluğumun olması ve ilk 4 sene sözleşmeli öğretmen olacak olmam da bir yandan kafa karıştırıcı.

30 mart ile 5 Nisan arasında 143 Kişilik bir ek atama yapıyorlar ingilizce öğretmenleri için. Acaba diyorum bu ek atamaya başvursam mı? Yoksa 10 Mayısta bir dahaki 2500 Öğretmenin alınacağı mülakata mı girsem tekrardan? Kafam o kadar karışık ki... 6 Sene ailemden ve sevdiklerimden uzakta kalmak çok zor geliyor gözüme. Ben evlensem 30umdan önce kocamla aynı evde yaşayamayacağım gibi bir durum var resmen :D

Anlayacağınız, ben de durumlar böyle sizde durumlar nasıl :) Umarım hayat güzeldir.